April 2025

Forex’te Seviye Avcılığı: Büyük Oyuncuların Likidite Toplama Stratejisi

Forex piyasasında zaman zaman “tam destekten dönecek” diye beklediğiniz fiyatın o desteği kırıp bir anda geri döndüğüne şahit olmuşsunuzdur. Ya da stop-loss seviyeniz nokta atışıyla çalıştıktan sonra fiyatın tam ters yöne doğru hızla hareket ettiğini görmüş olabilirsiniz.

Bu tesadüf değil. Bu, profesyonellerin sıkça kullandığı bir taktiğin sonucu: Seviye avcılığı. Piyasada bazen gerçekten de, küçük yatırımcıların toplandığı bölgeler hedef alınır. Bu yazıda, büyük oyuncuların kullandığı bu stratejiyi ve bunun arkasındaki likidite mantığını detaylıca anlatacağız.

Seviye Avcılığı Nedir?

Seviye avcılığı, piyasa yapıcıların veya büyük fonların, önemli fiyat seviyelerinde toplanan stop-loss emirlerini veya bekleyen emirleri tetiklemek için fiyatı o seviyeye doğru yönlendirmesi anlamına gelir.

Amaç, bu seviyelerde biriken likiditeye ulaşmak, büyük hacimli işlemleri sorunsuzca gerçekleştirmek ve piyasada avantaj sağlamak.

Neden Bu Strateji Kullanılır?

Forex piyasası sonsuz derinlikte değildir. Büyük fonların ve kurumsal yatırımcıların açmak istediği işlemler için karşı taraf gereklidir — yani likidite.

Örnek:
1.2000 seviyesinde binlerce küçük yatırımcının stop-loss’larının biriktiğini düşünün. Büyük bir oyuncu bu seviyeyi hedef alarak fiyatı kısa süreliğine oraya iter, stop’lar çalışır, pozisyonlar kapanır veya yeni işlemler açılır. Bu da büyük oyuncunun istediği hacmi rahatça karşılamasını sağlar.

En Sık Görülen Seviye Avı Senaryoları

  1. Destek Altı Stop Avı
    Fiyat destek seviyesini kırar gibi yapar, oradaki stop’ları çalıştırır, sonra hızla geri döner. Buna false breakout (yalancı kırılım) da denir.
  2. Direnç Üstü Tuzak
    Fiyat direnç seviyesini aşar, yatırımcı “kırdı, gidiyor” diyerek alış yapar. Ama büyük oyuncular satışa geçmiştir. Fiyat aniden düşer.
  3. Haber Sonrası Spike (İğne) Hareketleri
    Ekonomik veri sonrası oluşan ani mumlar, aslında bu seviyelerdeki likiditeyi temizlemek için yapılır. Çok kısa sürede büyük hacim taşınmış olur.

Peki Küçük Yatırımcı Ne Yapabilir?

  1. “Herkesin gördüğü seviyelere” dikkat edin
    Destek/direnç alanları herkesin takip ettiği yerlerdir. Stop’larınızı tam bu seviyelere değil, biraz uzağına ya da “piyasanın gerçekten kırdığına ikna olduğu” noktalara koyun.
  2. Fiyatın verdiği tepkiye bakın, sadece seviyeye değil
    Kırılmadan sonra gelen hacim, momentum ve mum kapanışları önemlidir. Sadece seviyeye odaklanmak yeterli olmaz.
  3. Yalancı kırılımları gözlemleyin, stratejiye dönüştürün
    Eğer bir kırılım sahte çıkarsa, yani fiyat kırıldıktan sonra hızla geri dönüyorsa, bunun ardından gelen hareketi değerlendirmek çok kârlı olabilir.

Likidite Neden Bu Kadar Önemli?

Finansal piyasalar likidite üzerine kuruludur. Alıcı olmadan satıcı, satıcı olmadan alıcı olmaz. Büyük oyuncular pozisyon alırken emirlerinin karşı tarafında işlem yapılmasını ister. Bu karşı taraf da genellikle küçük yatırımcıların stop-loss veya limit emirleridir.

Likidite yoksa, fiyat oynar. Ve fiyatı oynatan da zaten büyük oyuncular olur. Bu yüzden piyasada bazen yön değil, likidite hedeflenir.

Bu Strateji Hileli mi?

Hayır, bu piyasanın doğal işleyişidir. Forex piyasası OTC (tezgah üstü) bir piyasa olduğu için merkezi değildir. Yani tüm işlemler bir ekranda toplanmaz. Dolayısıyla büyük oyuncuların kendi likidite ihtiyaçlarını karşılamak için fiyatları belli bölgelere yönlendirmesi gayet doğaldır. Bu stratejiyi anlamak ve ona göre davranmak ise küçük yatırımcının avantajıdır.

Sonuç: Fiyat Değil, Emirlerin Olduğu Yeri Takip Et

Forex’te fiyat bazen sizi yanıltabilir. Ama fiyatın neden oraya gittiğini, kimlerin orada olduğunu ve kimin ne beklediğini anlarsanız, piyasaya karşı değil, piyasa ile birlikte hareket etmiş olursunuz.

Seviye avcılığı gerçektir. Ama bu gerçek, dezavantaj değil; doğru okunursa bir fırsattır.

Volatilite Endeksi (VIX) ile Forex’te Piyasa Stresi Nasıl Ölçülür?

Forex piyasasında fiyatlar neden bazen sakin bir deniz gibi ilerlerken, bazen fırtınaya yakalanmış gibi sağa sola savrulur? Bu sorunun cevabı büyük ölçüde volatilite kavramında gizlidir. Ancak bu oynaklığın ne zaman artacağını ya da azaldığını önceden tahmin edebilmek için bir göstergeye ihtiyaç duyulur. İşte bu noktada devreye VIX Endeksi, yani “korku endeksi” girer.

Bu yazıda, VIX nedir, nasıl çalışır, neden forex yatırımcıları için önemli olabilir ve nasıl yorumlanmalıdır, tüm yönleriyle açıklıyoruz.

VIX Endeksi Nedir?

VIX (Volatility Index), Amerikan borsalarında işlem gören S&P 500 endeksine dayalı opsiyonların fiyatlamasından türetilen bir göstergedir. Kısacası VIX, piyasa oyuncularının gelecekteki fiyat oynaklığına dair beklentilerini yansıtır.

  • VIX yükselirse → Piyasada stres artıyor, belirsizlik ve korku hakim.
  • VIX düşerse → Piyasalar daha sakin, güven duygusu artıyor.

Bu gösterge doğrudan forex piyasasından türetilmemiştir; ancak dolar endeksi, altın, yen ve frank gibi güvenli limanlar ile yakından bağlantılıdır.

Forex Yatırımcısı için VIX Neden Önemlidir?

Forex’te işlem yaparken sadece teknik analizle değil, küresel duygu durumu ile de hareket edilir. Özellikle büyük oyuncuların algısı, piyasadaki yönü belirler.

VIX yükseldiğinde:

  • Risk iştahı düşer
  • Dolar ve Japon Yeni gibi güvenli para birimleri güçlenebilir
  • Altına talep artabilir
  • Gelişmekte olan ülke paraları zayıflar

VIX düştüğünde:

  • Risk iştahı artar
  • Yatırımcılar daha yüksek getirili enstrümanlara yönelir
  • Carry trade işlemleri artabilir

VIX ile Hangi Pariteler Yakın İlişkidedir?

  • USD/JPY: Japon Yeni genellikle kriz dönemlerinde talep görür. VIX yükselirse USD/JPY düşebilir.
  • AUD/JPY ve NZD/JPY: Risk iştahı arttığında yükselme eğilimindedir. VIX ile ters korelasyona sahiptir.
  • USD/CHF: İsviçre Frangı da güvenli liman olarak görülür. VIX yükseldiğinde CHF değer kazanabilir.
  • Altın (XAU/USD): VIX yükseldikçe altına yönelim artar.

Bu ilişkiler %100 sabit olmasa da uzun vadeli eğilimlerde belirleyici olabilir.

VIX Kaç Olursa Ne Anlama Gelir?

  • 0 – 15 → Piyasa sakin, düşük stres
  • 15 – 25 → Orta düzeyde stres, temkinli iyimserlik
  • 25 – 35 → Belirsizlik yükseliyor
  • 35 üzeri → Paniğe yakın ortam, yüksek oynaklık, kriz sinyali

Özellikle pandemi, savaş ya da ani ekonomik çöküş dönemlerinde VIX’in 40–80 seviyelerine çıktığı görülmüştür.

VIX Verisini Nereden Takip Edebilirim?

  • Investing.com
  • TradingView
  • Bloomberg, CNBC gibi finansal haber siteleri
  • VIX sembolü genellikle: VIX, CBOE Volatility Index

Bu platformlardan güncel grafiklere ulaşabilir, VIX’in yükselip yükselmediğini düzenli olarak kontrol edebilirsiniz.

Yatırımcı Olarak VIX’i Nasıl Kullanmalıyım?

  1. VIX ile işlem yapmayın, yön tayin edin.
    VIX bir analiz aracı, işlem aracı değil. Onu rehber olarak kullanın.
  2. Pozisyon büyüklüğünüzü oynaklığa göre ayarlayın.
    VIX yüksekse daha küçük lot kullanmak yerinde olur.
  3. Aşırı volatilite varsa scalping yerine kısa vadeli swing işlemleri tercih edin.
    Fiyat çok oynaksa, hızlı işlemler daha riskli hale gelebilir.

Duyguyu Ölçen Bir Termometre

VIX endeksi, piyasadaki fiyatlardan çok, yatırımcı psikolojisini yansıtan bir göstergedir. Korku, panik, güven gibi kavramlar fiyatlardan daha önce değişir. VIX de bu duyguların ölçümüdür.

Forex yatırımcısı için VIX, “piyasa nereye gidecek?” değil, “piyasa ne hissediyor?” sorusunun cevabını verir. Bu nedenle grafik okuduğunuz kadar, duygu analizine de hâkim olmanız, sizi piyasada daha sağlam bir yere taşıyacaktır.

Forex’te Yatırımcıların En Çok Yaptığı 7 Psikolojik Hata

Forex piyasasında başarı sadece teknik bilgiye, analiz yeteneğine ya da işlem stratejilerine bağlı değildir. Hatta çoğu zaman yatırımcıyı başarısızlığa götüren nedenler, piyasa dışı değil, kendi iç dünyasından kaynaklanır. Diğer bir deyişle: Psikoloji.

Bu yazıda, forex yatırımcılarının en sık yaptığı 7 psikolojik hatayı ele alacağız. Eğer bu davranışları tanır ve yönetmeyi öğrenirseniz, piyasadaki performansınızın ciddi şekilde iyileştiğini görebilirsiniz.

1. Kaybı Kabullenememek

Yatırımcıların en yaygın hatası, zarar eden pozisyonları kapatmakta zorlanmalarıdır.
“Belki döner”, “Bekleyeyim biraz daha”, “Stop koymasam mı?” gibi düşünceler, zararın büyümesine yol açar. Halbuki küçük bir zararı erkenden kabullenmek, uzun vadeli başarı için gereklidir.

Ne yapılmalı?
Her işlemde zarar ihtimali olduğunu kabul edin. Planladığınız zarar noktasına gelindiyse, tereddütsüz çıkın.

2. Aşırı Özgüven

Üst üste birkaç başarılı işlem yaptıktan sonra “artık bu işi çözdüm” düşüncesi, yatırımcının en tehlikeli ruh halidir. Bu noktadan sonra genellikle daha büyük lotlarla, daha az analizle ve daha çok duyguyla işlem yapılır.

Ne yapılmalı?
Kazançtan sonra değil, zarar dönemlerinde sergilediğiniz tutum sizi tanımlar. Her işlemi sanki ilk işlemmiş gibi dikkatle yönetin.

3. Panikle İşlem Açmak ya da Kapamak

Fiyat aniden hareket ettiğinde ya da haber geldiğinde aceleyle işlem açmak, panikle pozisyon kapatmak genellikle zarar getirir. Piyasa hareketli olabilir ama yatırımcının sabit kalması gerekir.

Ne yapılmalı?
Önceden belirlenmiş senaryolara göre işlem yapın. O anki duygularla değil, planla hareket edin.

4. Geçmiş Zararı Telafi Etmeye Çalışmak

“Bugünkü kaybı hemen geri alayım” diyerek yapılan pozisyonlar, genellikle plansız ve yüksek risklidir. Bu yaklaşım, yatırımcının zararını katlamasına neden olur.

Ne yapılmalı?
Zarar sonrası mola verin. Soğukkanlı şekilde piyasaya dönmek, kaybı kovalamaktan daha kârlıdır.

5. Sürekli Ekran Takibi Yapmak

Grafiğe bakmak, bir işlemde daha başarılı olmanızı sağlamaz. Aksine sürekli fiyat izlemek, sizi mikro hareketlere takılı hale getirir ve duygusal tepkiler vermenize yol açar.

Ne yapılmalı?
Pozisyon açtıktan sonra hedef ve zarar seviyelerini belirleyin, ekranı kapatın. Sürekli bakmak yerine, kontrollü aralıklarla göz atın.

6. Hep Kârda Çıkmak İstemek

Yatırımcılar, zararına kapatmak istemedikleri gibi, küçük bir kâr görünce de hemen pozisyonu kapatma eğilimindedir. Bu da uzun vadede kazancı sınırlayan bir yaklaşımdır.

Ne yapılmalı?
Kâr al seviyenizi planlayın. Fiyat o noktaya ulaşana kadar sabırlı olun. Stop-loss kullanırken, aynı kararlılığı take-profit için de gösterin.

7. Başkasının Fikrini Takip Etmek

Sosyal medya, forumlar, arkadaş önerileri… Başkasının pozisyonuna güvenerek yapılan işlemler genellikle hüsranla sonuçlanır. Çünkü o pozisyonun neden açıldığını, arkasındaki analizi bilmezsiniz.

Ne yapılmalı?
Kendi analiziniz olmadan pozisyon açmayın. Başkalarının fikri sadece referans olabilir, karar sizin olmalı.

Psikoloji, Stratejiden Daha Etkilidir

Forex’te teknik analiz öğrenmek kolaydır, strateji geliştirmek zaman alır ama psikolojik dengeyi kurmak en zor olanıdır. Kazanan ve kaybeden yatırımcıyı ayıran çizgi, çoğu zaman bu dengede saklıdır.

Yatırım dünyasında başarı, kendi zihninizde başlar. Duygularınızı yönetebilen bir yatırımcı, en karmaşık piyasa koşullarında bile ayakta kalabilir. Çünkü piyasa değil, insan doğası tekrar eder. Bunu çözmek, sizi diğerlerinden farklı kılar.

Forex’te Fiyat Boşlukları (Gap) Ne Anlatır? Neden Oluşur?

Forex piyasası haftanın beş günü 24 saat boyunca açık olsa da, hafta sonları bir duraklama yaşanır. Ancak pazartesi sabahı ekranlara bakıldığında bazı döviz çiftlerinde, cuma kapanış fiyatı ile pazartesi açılış fiyatı arasında belirgin bir fark gözlemlenebilir. İşte bu fark, “fiyat boşluğu” ya da “gap” olarak adlandırılır.

Peki bu boşluklar neden oluşur, ne anlatır ve nasıl değerlendirilmelidir? Bu yazıda, forex’te fiyat boşluklarını tüm yönleriyle inceleyeceğiz.

Gap (Fiyat Boşluğu) Nedir?

Gap, bir finansal ürünün kapanış fiyatı ile bir sonraki açılış fiyatı arasında oluşan, arada işlem geçmemiş fiyat aralığıdır. Bu boşluklar grafikte “atlama” şeklinde görünür.

Forex piyasasında bu durum genellikle hafta sonları ortaya çıkar. Cuma günü gece kapanan piyasa, pazartesi sabahı farklı bir seviyeden yeniden açıldığında gap oluşmuş olur. Bu fark 10–15 pip olabileceği gibi, 100 pipin üzerine de çıkabilir.

Gap Neden Oluşur?

  1. Hafta Sonu Haberleri ve Gelişmeleri
    Cuma akşamı piyasa kapandıktan sonra yaşanan ekonomik, siyasi veya jeopolitik gelişmeler, pazartesi sabahı fiyatların farklı bir seviyeden açılmasına neden olabilir.
  2. Likidite Eksikliği
    Piyasa kapalıyken alım-satım gerçekleşmediği için, haftanın ilk açılışında fiyat ilk likiditeye ulaştığı noktadan başlar. Bu da genellikle boşluk yaratır.
  3. Açılış Emirleri ve Piyasa Beklentileri
    Yatırımcılar, hafta sonu gelişmelerine göre pazartesi sabahı pozisyon almak için emir girer. Bu emir yoğunluğu açılış fiyatını etkiler ve boşluk oluşmasına sebep olur.

Gap Türleri Nelerdir?

  1. Common Gap (Sıradan Boşluk)
    Genellikle haber kaynaklı olmayan, küçük fiyat farklarıdır. Hızlıca kapanır.
  2. Breakaway Gap (Kırılma Boşluğu)
    Önemli destek/direnç bölgeleri kırıldığında oluşur. Fiyat yeni trende geçer.
  3. Runaway Gap (Devam Boşluğu)
    Güçlü trend içinde oluşur ve trendin devam edeceğine işaret eder.
  4. Exhaustion Gap (Tükenme Boşluğu)
    Trendin sonlarına doğru oluşur, ters dönüş habercisi olabilir.

Forex’te en çok karşılaşılan boşluk türü, hafta sonu oluşan common gap’tir.

Gap Kapanır mı?

Yatırımcılar arasında çok yaygın bir inanç vardır: “Her gap kapanır.”
Bu, her zaman doğru değildir. Ancak istatistiksel olarak gap’lerin büyük bölümü kapanma eğilimindedir.

Gap’in kapanması demek, fiyatın boşluğun oluştuğu seviyeye geri dönmesi anlamına gelir. Bu, “geri çekilme” ya da “teknik düzeltme” olarak da adlandırılır.

Gap Stratejileri: Ne Zaman Fırsat, Ne Zaman Tuzak?

Gap Fill (Boşluk Kapatma) Stratejisi:
Fiyat pazartesi sabahı boşlukla açılmışsa ve bu boşluğun nedeni geçici bir haber ya da duygusal tepkilerse, fiyatın önceki kapanış seviyesine dönmesi beklenebilir. Bu, kısa vadeli alım/satım fırsatı yaratabilir.

Ancak dikkat:
Gap her zaman kapanacak diye pozisyon almak, riskli bir yaklaşımdır. Özellikle boşluk güçlü bir temel gelişmeye dayanıyorsa, kapanma gecikebilir veya hiç gerçekleşmeyebilir.

Gap’te Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Volatilite yüksektir, spread açılabilir.
  • Pazartesi sabahı likidite düşük olabilir.
  • Stop-loss mutlaka kullanılmalı.
  • Trendin yönü gap’in yönüyle uyumluysa, kapanma ihtimali azalır.
  • Boşluk, yalnızca teknik değil, temel gelişmelere de bağlıdır.

Boşluklar Sessiz Bilgi Taşır

Fiyat boşlukları sadece “grafikteki delikler” değildir. Piyasanın hafta sonu yaşanan gelişmelere verdiği ilk tepkidir. Kimi zaman panik, kimi zaman heyecan, kimi zaman yeni trendin başlangıcıdır.

Gap’leri sadece doldurulacak alanlar olarak değil, piyasanın ruh halini yansıtan sinyaller olarak görmek gerekir. Dikkatli incelendiğinde, gap’ler size piyasanın ne düşündüğünü anlatabilir.

Haber Ticareti: Veri Açıklamalarında İşlem Açmak Ne Kadar Mantıklı?

Forex piyasası, dünyanın dört bir yanından gelen haberlerle anlık olarak şekillenen, son derece dinamik bir alandır. Özellikle ekonomik veri açıklamaları, para birimlerinde birkaç saniye içinde ciddi fiyat hareketlerine neden olabilir. Bu da birçok yatırımcıyı “veri anında işlem açarak kâr edebilir miyim?” sorusuna yönlendirir.

Bu yazıda, haber ticareti (news trading) olarak adlandırılan bu yaklaşımın artılarını, eksilerini ve dikkat edilmesi gereken püf noktalarını net bir şekilde ele alacağız.

Haber Ticareti Nedir?

Haber ticareti, piyasaya yön veren önemli makroekonomik veriler açıklandığında pozisyon açma stratejisini ifade eder. Bu veriler şunlar olabilir:

  • ABD Tarım Dışı İstihdam (NFP)
  • Faiz oranı kararları
  • Enflasyon verileri (CPI, PPI)
  • Büyüme oranları (GDP)
  • Merkez bankası başkanlarının açıklamaları
  • Jeopolitik gelişmeler (savaş, kriz, beklenmedik olaylar)

Bu tür haberlerin ardından oluşan ani fiyat değişimleri, kısa sürede yüksek kazanç fırsatları yaratabilir — ama aynı hızda kayıplara da neden olabilir.

Haber Saatinde Piyasa Neden Bu Kadar Sert Hareket Eder?

Haber açıklamaları öncesinde piyasada beklentiler oluşur. Yatırımcılar bu beklentilere göre pozisyon alır. Ancak açıklanan veri beklentiden çok farklı olursa, “sürpriz etkisi” ortaya çıkar.

Örnek:
Beklenen enflasyon %2.5 iken açıklanan %3.2 ise, bu büyük bir farktır. Dolar değer kazanabilir. Ancak bu hareket doğrusal değil, sarsıcı olur. Saniyeler içinde 20–30 piplik dalgalar, büyük spread açılmaları ve stop-loss tetiklemeleri görülebilir.

Haber Ticareti Avantajlı mı?

Avantajları:

  • Hızlı Kazanç Potansiyeli:
    Doğru pozisyonda olursanız, birkaç dakika içinde büyük kâr elde edebilirsiniz.
  • Yüksek Volatilite:
    Teknik analiz fırsatları artar. Büyük mumlar, formasyon oluşumları için uygun zemin sağlar.
  • Fiyat Net Yön Alabilir:
    Özellikle sürpriz veriler, piyasanın yön konusunda tereddütsüz hareket etmesini sağlar.

Ancak Dikkat: Ciddi Riskler de Var

  • Spread Genişlemesi:
    Veri anında alış ve satış fiyatı arasındaki fark ciddi şekilde artabilir. Bu, maliyeti yükseltir.
  • Slippage (Fiyat Kayması):
    Belirlediğiniz seviyeden değil, daha kötü bir seviyeden işlem gerçekleşebilir.
  • Hatalı Yorum:
    Veri kötü gelmiştir ama piyasa önceden bunu fiyatlamış olabilir. “Veri iyi ama fiyat düşüyor” gibi karmaşalar yaşanabilir.
  • Algoritmik Ticaretle Rekabet:
    Veri açıklanır açıklanmaz devreye giren robotlar sizden önce pozisyon alabilir. Siz işlemi girene kadar hareketin büyük kısmı bitmiş olabilir.

Strateji Önerileri

  1. Veri Açıklanmadan Pozisyon Açmak Risklidir
    Beklentiye güvenip pozisyon almak yerine, açıklama sonrası birkaç saniye beklemek daha sağlıklı olabilir.
  2. İlk Tepkiyi Takip Et, Düzeltme Aşamasında Giriş Yap
    Veri sonrası oluşan ilk tepki genellikle duygusaldır. Asıl yön birkaç dakika sonra netleşir.
  3. Spread Davranışını Gözlemle
    Aracı kurumun haber saatlerindeki spread değişimini geçmiş verilerle kontrol et. Bazı kurumlar bu saatlerde ciddi fark uygular.
  4. Lot Miktarını Küçült, Stop Mesafesini Geniş Tut
    Volatilite yüksek olduğu için daha küçük pozisyonla işlem yap, stop-loss’u gevşet. Aksi halde pozisyon erkenden kapanabilir.

Haber Takibi Nereden Yapılır?

  • Ekonomik takvimler: Investing, Forexfactory, Trading Economics gibi kaynaklar
  • Merkez bankası takvimleri
  • Haber bildirim uygulamaları
  • Canlı yayın ve analiz platformları

Buralardan sadece verinin zamanını değil, beklentisini ve önceki değerini de takip etmek gerekir.

Sonuç: Haberle Ticaret, Hız Kadar Bilgi de İster

Haber ticareti heyecanlı ve potansiyeli yüksek bir stratejidir. Ancak her yüksek potansiyel gibi, aynı zamanda yüksek risk taşır. Bilinçli yatırımcı için bu, fırsattır. Ama hazırlıksız girenler için tuzak olabilir.

Verinin yönünü doğru tahmin etmek kadar, piyasanın bu veriye nasıl tepki vereceğini okumak da önemlidir. Bu nedenle haber saatlerinde işlem açmak istiyorsanız, teknik analizden önce sabır, hız ve piyasa okuması becerisine sahip olmalısınız.

Forex’te Takas Piyasası: Swap Oranlarının Gerçek Kaynağı Ne?

Forex yatırımcılarının neredeyse tamamı “swap” kavramını duymuştur. Gecelik taşıma maliyeti ya da kazancı olarak bilinen swap, çoğu zaman işlem açarken küçük bir rakam gibi görünür. Ancak bu küçük görünen detay, arka planda çok daha büyük bir sistemin parçasıdır: Takas (swap) piyasası.

Bu yazıda, swap ücretlerinin nasıl oluştuğunu, aracı kurumun rolünü, takas piyasasının nasıl çalıştığını ve yatırımcı olarak bu yapıdan ne kadar etkilendiğimizi sade ama teknik bir yaklaşımla ele alacağız.

Swap Nedir, Yüzeyde Ne Görürüz?

Basitçe anlatmak gerekirse, bir forex yatırımcısı pozisyonunu gece yarısından sonra açık tutarsa, bu pozisyonun taşıma maliyeti olarak swap uygulanır. Bu maliyet pozitif de olabilir, negatif de.

Örneğin; USD/JPY paritesinde alış pozisyonu açtığınızda, ABD Doları’nın faiz oranı Japon Yeni’ninkinden yüksekse, pozisyonu taşıdığınız için faiz farkından dolayı swap geliri elde edebilirsiniz. Tersi durumda ise swap maliyeti ödersiniz.

Bu, yüzeyde gördüğümüz tablo. Peki bu swap ücretleri neye göre belirleniyor?

Takas Piyasası: Perde Arkasında Ne Var?

Swap, aslında forex piyasasının kendi içinde çalışan takas mekanizması sayesinde oluşur. Bu mekanizmada pariteleri oluşturan para birimlerinin kendi ülke merkez bankalarının belirlediği faiz oranları temel alınır.

Ancak işler bu kadarla kalmaz. Çünkü bankalar ve büyük finans kurumları, döviz takası yaparken faiz oranlarını kendi aralarında pazarlıkla belirler. İşte bu noktada Takas Anlaşmaları (Currency Swap Contracts) devreye girer.

Bu işlemler genellikle şu kurumlar arasında döner:

  • Merkez bankaları
  • Uluslararası ticaret yapan büyük firmalar
  • Bankalar arası para piyasası oyuncuları
  • Hedge fonlar ve büyük yatırım fonları

Swap Fiyatlaması Nasıl Oluşur?

Swap oranları genellikle şu temel faktörlere dayanır:

  1. İlgili iki ülkenin faiz farkı
    Temel yapı budur. Faiz farkı ne kadar açıksa, swap etkisi o kadar belirgin olur.
  2. Bankalar arası döviz takas talebi
    Takas piyasasında belirli bir döviz çifti çok yoğun talep görüyorsa, swap oranı buna göre güncellenir.
  3. Likidite durumu ve finansal stres
    Piyasalarda stres arttığında (örneğin kriz dönemlerinde), bankalar arası güven azalır. Bu da swap oranlarını yukarı çeker.
  4. Aracı kurumun uyguladığı fark (spread)
    Aracı kurumlar swap oranlarını likidite sağlayıcıdan alır ancak üzerine genellikle küçük bir marj ekler. Bu yüzden kurumdan kuruma swap oranları farklılık gösterebilir.

Swap-Free Hesaplarda Bu İşlem Gerçekleşmez mi?

Swap-free hesaplar genellikle dini hassasiyetleri olan kullanıcılar için sunulan bir opsiyondur. Ancak bu hesap türünde, gecelik taşıma maliyeti olmasa bile bazı diğer işlem ücretleri gizli şekilde eklenebilir.

Ayrıca swap-free hesaplarda pozisyon taşıma süresi genellikle sınırlandırılır. Yani swap alınmıyor gibi görünse de, piyasa gerçeklerinden tamamen bağımsız bir yapıdan söz etmek mümkün değildir.

Yatırımcı Bu Yapıyı Neden Bilmelidir?

  • Pozisyonlarını taşıdığı her gece aslında bu sistemle etkileşim içindedir.
  • Uzun vadeli işlemlerde swap kazancı ya da maliyeti, ciddi fark yaratabilir.
  • Aracı kurum seçimi yaparken swap oranları önemli bir karşılaştırma kriteridir.
  • Global piyasa stresi arttığında, swap oranlarında dalgalanmalar yaşanabilir.

Küçük Gibi Görünen, Aslında Sistemin Kalbinde Olan Bir Unsur

Swap, yalnızca yatırımcının bakiyesini etkileyen bir maliyet kalemi değildir. Aynı zamanda küresel döviz likiditesinin, faiz farklarının ve merkez bankaları arası dengelerin bir yansımasıdır. Yani küçük gibi görünen bu maliyetin arkasında, aslında devasa bir finansal yapı işler.

Forex piyasasında derinleşmek isteyen yatırımcılar için swap’ı sadece “gece hesabıma eksi mi yazacak artı mı” diye görmek yetersizdir. Swap’ı anlamak, para birimlerinin arkasındaki ekonomik gücü ve piyasadaki görünmeyen dengeleri anlamaktır.

Merkez Bankalarının Para Politikaları Forex’i Nasıl Yönlendirir?

Forex piyasasında fiyatlar yalnızca arz ve talep dinamiklerine göre şekillenmez. Arkada çok daha derin ve güçlü bir itici güç vardır: Merkez bankaları. Her ne kadar görünürde sessiz aktörler gibi dursalar da, merkez bankalarının almış olduğu kararlar ve yönlendirmeleri, döviz kurlarının hareket yönünü belirlemede son derece etkilidir.

Bu yazıda, merkez bankalarının uyguladığı para politikalarının döviz piyasasını nasıl etkilediğini, yatırımcının bu politikaları nasıl takip etmesi gerektiğini ve kararların piyasa üzerindeki kısa-orta vadeli yansımalarını ele alıyoruz.

Merkez Bankası Ne Yapar?

Merkez bankalarının temel görevi, ülke ekonomisinde fiyat istikrarını sağlamak, enflasyonu kontrol altında tutmak ve ekonomik büyümeyi desteklemektir. Bu görevleri yerine getirebilmek için çeşitli para politikası araçlarını kullanırlar:

  • Faiz oranlarını belirlemek
  • Açık piyasa işlemleri yapmak
  • Zorunlu karşılık oranlarını ayarlamak
  • Döviz müdahaleleri (rezerv satışı/alımı)

Tüm bu araçlar, doğrudan ya da dolaylı olarak döviz piyasasını etkiler.

Faiz Oranları: Forex’in Nabzı

Forex yatırımcıları için en kritik gösterge, merkez bankasının belirlediği politika faizidir. Çünkü bir ülkenin para biriminin cazibesi, büyük ölçüde o ülkenin faiz oranına bağlıdır.

  • Faiz artışı → Para birimi değer kazanır
  • Faiz indirimi → Para birimi değer kaybeder

Bu nedenle yatırımcılar sadece mevcut faize değil, gelecekteki faiz beklentilerine de büyük önem verir. “Önden fiyatlama” dediğimiz durum tam da budur.

Beklenti ile Gerçekleşme Arasındaki Fark

Merkez bankası kararları açıklanmadan önce, piyasa bu karara dair bir beklenti oluşturur. Eğer merkez bankası bu beklentinin dışına çıkarsa, piyasada ani ve sert fiyat hareketleri gözlenebilir.

Örnek:
Piyasa ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizi sabit tutmasını bekliyordur. Ancak FED sürpriz bir faiz artışı yaparsa, dolar aniden güçlenebilir. Aynı şekilde, şahin ya da güvercin tonlu açıklamalar da fiyatları etkileyebilir.

Sadece Faiz Değil, İletişim de Önemli

Modern merkez bankacılığı sadece kararlarla değil, iletişim stratejisiyle de yatırımcıları yönlendirir. Faiz açıklamalarından sonra yapılan basın toplantıları, tutanaklar ve merkez bankası üyelerinin konuşmaları dikkatle izlenir.

Bir açıklamada geçen “ölçülü adımlar atacağız” ifadesi ile “gerekirse daha agresif olacağız” ifadesi arasında büyük fark vardır. Bu kelimeler bile, milyonlarca dolarlık pozisyonların açılıp kapanmasına sebep olabilir.

Merkez Bankası Müdahaleleri

Bazı durumlarda merkez bankaları doğrudan döviz piyasasına müdahale edebilir. Bu, genellikle aşırı kur hareketlerini yavaşlatmak ya da rezerv yönetimi amacıyla yapılır.

Özellikle Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İsviçre Merkez Bankası (SNB), döviz piyasasında müdahale geçmişi olan kurumlardır. Ancak bu tür müdahaleler genellikle geçicidir ve uzun vadeli trendleri değiştirmekte zayıf kalabilir.

Yatırımcı Ne Yapmalı?

  1. Faiz kararlarını yakından takip edin.
    Forex’te işlem yapıyorsanız, her büyük ülkenin merkez bankası takvimi cebinizde olmalı.
  2. Beklenti ve gerçekleşme arasındaki farkı analiz edin.
    Yalnızca karar değil, piyasa beklentisiyle karşılaştırmalı düşünün.
  3. Merkez bankası açıklamalarını okuyun, ton analizine dikkat edin.
    Karar metinleri bazen rakamlardan daha çok şey anlatır.
  4. Para politikası yönlendirmelerini ekonomik takvimlerle birlikte izleyin.
    Enflasyon, büyüme, istihdam gibi veriler merkez bankalarının sonraki adımlarını işaret eder.

Merkez Bankasını Takip Etmeden Forex Oynanmaz

Merkez bankaları, döviz piyasasının görünmeyen ama en etkili oyuncularıdır. Faiz politikaları, açıklamaları ve beklenti yönetimleri, yatırımcının karar alma sürecinde hayati önem taşır.

Forex’te başarılı olmak için sadece grafiklere değil, ekonomik arka plana da hâkim olmak gerekir. Çünkü piyasayı hareket ettiren şey çoğu zaman teknik değil, temel gerçeklerdir. Ve bu gerçekleri şekillendiren kurumlar da merkez bankalarıdır.

Forex Piyasasında Stop-Loss Tuzakları: Koruma mı, Zarar mı?

Stop-loss, yatırımcının zararını sınırlandırmak için kullandığı en temel araçlardan biridir. Ancak forex piyasasında bu araç, her zaman göründüğü kadar masum değildir. Kimi zaman bilinçsiz kullanım, kimi zaman da piyasanın doğası gereği oluşan hareketler, stop-loss’un yatırımcı lehine değil aleyhine çalışmasına neden olabilir.

Bu yazıda, stop-loss nedir, nasıl kullanılır, hangi durumlarda yatırımcının aleyhine işler ve piyasadaki “stop avcılığı” gerçekten var mı, tüm yönleriyle inceleyeceğiz.

Stop-Loss Nedir?

Stop-loss, kelime anlamıyla “zararı durdur” anlamına gelir. Yatırımcı bir pozisyon açarken belirli bir zarar seviyesini peşinen kabul eder ve bu seviyeye ulaşıldığında işlemin otomatik olarak kapanmasını sağlar. Amaç, büyük kayıpların önüne geçmek, disiplini korumaktır.

Kulağa mantıklı geliyor, değil mi? Peki neden bazı yatırımcılar “stop patladıktan sonra fiyat geri döndü” diye yakınır? İşte işin püf noktası burada.

Stop-Loss Neden Ters Tepebilir?

  1. Çok Dar Stop Seviyeleri
    Küçük fiyat salınımlarında bile pozisyon kapanabilir. Özellikle volatil piyasalarda bu durum sık yaşanır. Fiyat doğal olarak yukarı-aşağı salınırken, stop devreye girer ve işlem kapanır. Sonra fiyat yön değiştirir ve yatırımcı fırsatı kaçırmış olur.
  2. Destek/Direnç Bölgelerine Çok Yakın Stoplar
    Teknik analizde herkes benzer seviyeleri görür. Eğer siz destek altına veya direnç üstüne “hemen” stop koyuyorsanız, yalnız değilsiniz. O bölgeler genellikle büyük oyuncular tarafından “likidite alanı” olarak görülür.
  3. Haber Saatlerinde Açık Pozisyonlar
    Ekonomik veri açıklamalarında spread genişleyebilir, slippage yaşanabilir. Stop seviyesi orada olmasa bile, fiyatın kayarak stop’u tetiklemesi mümkündür.

Piyasada Stop Avcılığı Gerçek mi?

“Stop avcılığı” terimi, fiyatın belli bir seviyeye kadar özellikle hareket ettirilip, küçük yatırımcıların stop emirlerinin çalıştırılması anlamında kullanılır. Peki bu gerçek mi, yoksa sadece bir efsane mi?

Gerçek diyebiliriz. Özellikle düşük likidite anlarında, büyük yatırımcılar likiditeye ihtiyaç duyar. Stop bölgeleri, emir yoğunluğu olan alanlardır. Fiyat oralara kadar itilerek hem likidite toplanır hem de yeni yön için zemin hazırlanır. Bu durum özellikle “tam destek altı” veya “tam direnç üstü” stop noktalarında sık görülür.

Daha Akıllıca Stop Kullanımı İçin 5 Öneri

  1. Volatiliteyi Göz Önünde Bulundurun
    ATR (Average True Range) gibi indikatörlerle piyasanın günlük ortalama hareketini ölçün. Stop seviyenizi buna göre belirleyin. Piyasa günlük 100 pip oynarken siz 15 pip stop koyarsanız, çok erken vazgeçmiş olursunuz.
  2. Teknik Seviyelere Değil, Mantıklı Alanlara Stop Koyun
    Herkesin gördüğü destek/direnç çizgilerinin hemen altına değil, “bozulmanın teyit edildiği” noktalara stop yerleştirin. Bu, daha güvenli olur.
  3. Sabit Stop Yerine Zihinsel Stop Düşünün
    Özellikle düşük hacimli piyasalarda, stop emrini sisteme girmeyip, fiyatın davranışına göre manuel kapatma da bir seçenektir. Ama bu disiplin ister.
  4. Pozisyon Büyüklüğünüzü Düşürün
    Stop seviyesini geniş tutmak istiyorsanız, işlem hacmini küçültün. Böylece zarar limitiniz aynı kalır, ancak fiyatın hareket alanı artar.
  5. Spread’i Hesaba Katın
    Özellikle hızlı piyasalarda ya da haber saatlerinde spread ciddi şekilde genişleyebilir. Bu yüzden stop seviyeniz, alış/satış farkını da dikkate almalıdır.

Korunmak İsterken Elenmeyin

Stop-loss, doğru kullanıldığında yatırımcının dostudur. Ama ezbere, plansız ve piyasa yapısına uygun olmayan stop seviyeleri, zararı durdurmak yerine fırsat kaçırmanıza ve moral bozulmasına neden olabilir.

Bu yüzden stop-loss sadece bir sayı değil, bir strateji olarak düşünülmeli. Her işlem için ayrı ayrı planlanmalı, piyasa şartları göz önünde bulundurulmalı.

Unutmayın, zarar etmek değil, zararları yönetememek yatırımcıyı oyun dışı bırakır. Stop kullanın ama zekice kullanın.

Forex’te Haber Ticareti (News Trading) Stratejisi: Fırsatlar ve Tehlikeler

Forex piyasasının en hareketli anları genellikle belirli ekonomik haberlerin açıklandığı dakikalarda yaşanır. Piyasa bir anda dalgalanır, fiyatlar saniyeler içinde 50-100 pip sıçrayabilir. İşte bu anlar, bazı yatırımcılar için ciddi kazanç fırsatıdır. Bu stratejiye “haber ticareti” ya da yaygın adıyla news trading denir.

Ancak dikkat: büyük fırsatlar kadar büyük riskler de bu saniyelerde gizlidir. Bu yazıda, haber ticareti nedir, nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmeli ve gerçekten kazançlı mı gibi sorulara gerçekçi cevaplar arıyoruz.

News Trading Nedir?

News trading, piyasayı doğrudan etkileyen ekonomik veriler açıklandığında, bu gelişmelere göre anlık pozisyon almak anlamına gelir. Forex piyasasında bazı haberlerin fiyat üzerinde ciddi etkisi olur. Örneğin:

• ABD tarım dışı istihdam verisi (Non-Farm Payrolls)

• Faiz oranı kararları (özellikle FED, ECB gibi büyük merkez bankalarından)

• Enflasyon verileri (TÜFE, ÜFE)

• Merkez bankası başkanlarının konuşmaları

Bu tür veriler, piyasanın yönünü kısa sürede tamamen değiştirebilir. News trading stratejisi de bu volatiliteyi fırsata çevirmeyi amaçlar.

Avantajları: Doğru Zamanda Yüksek Potansiyel

Haber ticaretinin en büyük avantajı, çok kısa sürede ciddi hareketlerin yaşanmasıdır. Örneğin güçlü bir dolar verisi açıklandığında, EUR/USD paritesinde hızlı bir düşüş görebilirsiniz.

Kazanç potansiyeli yüksek çünkü:

• Fiyatlar genellikle tahmin edilebilir bir yöne hızlı hareket eder

• Teknik seviyeler kolayca kırılır (destek/direnç)

• Kısa sürede 50-100 piplik işlemler gerçekleşebilir

Eğer haberin etkisini doğru analiz edebilir ve zamanlamayı iyi ayarlayabilirseniz, birkaç dakika içinde günlerce sürecek kazançları elde etmeniz mümkün.

Dezavantajları: Kontrolsüz Riskler ve Yüksek Spread

İşin karanlık yüzü de var. Çünkü haber anında piyasa sadece volatil değil, aynı zamanda belirsiz hale gelir.

Bazı durumlarda “beklentiden daha iyi” gelen veri bile fiyatın tersine gitmesine neden olabilir. Bu tamamen “fiyatlamış olma” ve “sürpriz etki” kavramlarıyla ilgilidir.

Karşılaşabileceğiniz zorluklar:

• Spread genişler: Normalde 1-2 pip olan spread, haber anında 10-20 pip olabilir.

• Slippage (kayma): Emir verdiğiniz fiyatla gerçekleşen fiyat farklı olabilir.

• Ani yön değişimi: Fiyatlar bir yöne fırlar, sonra tam tersine döner.

• Pozisyonlarınız stop-out olabilir: Hızlı fiyat hareketi tüm sermayeyi silebilir.

Nasıl Uygulanır? Stratejiler Nelerdir?

1. Haber Takvimi Takibi Yapın: Ekonomik takvimden önemli veri tarihlerini önceden not alın (Investing, Forex Factory gibi siteler işe yarar).

2. Beklentiye Karşı Gerçek Veriyi Değerlendirin: Açıklanan veri, piyasa beklentisinden ne kadar farklı? Bu farkın büyüklüğü yönü belirler.

3. Anında Piyasa Girişi (Straddle Stratejisi): Hem yukarı hem aşağı pozisyonları aynı anda girip biri çalışınca diğerini kapatmak.

4. Veriden Sonra Pozisyon Almak: Volatilite oturduktan sonra trendin yönüne girmek daha güvenlidir.

5. Stop ve Take Profit Seviyelerini Önceden Belirleyin: Bu seviyeleri asla işlem sırasında değiştirmeyin.

Kimler İçin Uygun?

Haber ticareti herkesin altından kalkabileceği bir strateji değildir. Daha çok:

• Hızlı karar verebilen

• Piyasa tepkilerini analiz edebilen

• Risk yönetiminde disiplinli

• Teknik analiz bilgisi güçlü

yatırımcılar için uygundur.

Yeni başlayan biriyseniz, bu stratejiyi önce demo hesapta test etmek en doğru adım olur.

Haber Ticareti Kısa Süreli Fırsat, Uzun Süreli Sorumluluk

News trading, forex piyasasının en heyecanlı ama en tehlikeli yönlerinden biridir. Doğru uygulanırsa büyük kazanç sağlayabilir, ancak yanlış bir adımda zarar da aynı hızla gerçekleşir.

Bu nedenle haberleri sadece izlemek bile bazen pozisyon almaktan daha doğrudur. Eğer bu yöntemi kullanacaksanız, sadece kazancı değil, olası kayıpları da hesap ederek ilerlemelisiniz.

Unutmayın: Forex sabır, bilgi ve disiplin işidir. Haber anları da bu üçüne en çok ihtiyaç duyduğunuz zamanlardır.

Forex’te Likidite ve Volatilite: Dengeyi Kurmak Neden Önemli?

Forex’te işlem yapan herkesin, fiyatların neden ve nasıl bu kadar hızlı değiştiğini az çok fark ettiğini tahmin ediyorum. Bazen saniyeler içinde ciddi dalgalanmalar olurken, bazı zamanlarda piyasa neredeyse hiç hareket etmiyor gibi gelir. İşte bu hareketlilik ve piyasadaki alım-satım yoğunluğu, bize likidite ve volatilite kavramlarını açıklar.

İşin özü şu: Eğer forex piyasasında gerçekten başarılı olmak istiyorsanız, bu iki kavramın birbirine nasıl etki ettiğini anlamanız gerekiyor. Çünkü bir işlemde ne kadar risk aldığınızı ya da fırsatın ne kadar güçlü olduğunu anlamanızı sağlayan temel şey, bu dengeyi çözebilmek.

Likidite Nedir? Ne Kadar Kolay Alıp Satabiliyoruz?

Basitçe söylemek gerekirse, likidite bir ürünün piyasada ne kadar kolay alınıp satılabildiğidir. Forex’te bu, döviz çiftleri için geçerli. Örneğin EUR/USD paritesi dünyanın en likit paritelerinden biridir çünkü çok fazla işlem görür.

Likidite yüksekse ne olur?

• Alış ve satış fiyatı (spread) arasındaki fark düşer.

• Emirleriniz daha hızlı gerçekleşir.

• Büyük miktarda pozisyon açsanız bile piyasayı fazla etkilemeden işlem yapabilirsiniz.

Ama örneğin daha az işlem gören, egzotik bir paritede işlem yapıyorsanız (mesela USD/TRY gibi), spread’ler geniş olur, fiyat çok daha oynak hale gelir ve işleminiz tam olarak istediğiniz seviyeden gerçekleşmeyebilir.

Volatilite Ne Anlama Geliyor? Fırsat mı Tehlike mi?

Volatilite ise fiyatların ne kadar hareketli olduğunu gösterir. Eğer bir döviz çifti gün içinde 30-40 pip oynuyorsa, bu düşük volatilite demektir. Ama 100-200 pip aralığında hareket ediyorsa, işte orada yüksek volatilite var demektir.

Yüksek volatilite şunu getirir:

• Daha hızlı kâr elde etme şansı

• Ama aynı zamanda daha hızlı zarar etme riski

Yani iki ucu keskin bir bıçak gibi düşünebilirsiniz.

Bu yüzden volatiliteyi takip etmek çok önemli. Özellikle ekonomik takvimde açıklanacak büyük veriler (faiz oranı kararları, tarım dışı istihdam gibi) öncesinde volatilite artabilir ve bu durum hem güzel fırsatlar hem de riskler doğurur.

Likidite ve Volatilite Dengesi Neden Kritik?

Şimdi gelelim asıl meseleye: bu ikiliyi birlikte nasıl değerlendirmeliyiz?

Bir paritede yüksek likidite ve ölçülü volatilite varsa, bu genelde en verimli işlem ortamını sunar. Hem işlem maliyetiniz düşük olur, hem de fiyat hareketlerinden faydalanabilirsiniz.

Ama düşük likidite ve yüksek volatilite varsa, işler tehlikeli hale gelmeye başlar. Spread geniştir, işlem gecikebilir, stop-loss seviyeniz tahmininizden çok daha önce çalışabilir.

Bu yüzden işlem yapmadan önce şu soruları sormakta fayda var:

• Şu an piyasada likidite yüksek mi? (örneğin Londra ve New York piyasaları açık mı?)

• Volatilite normal mi, yoksa açıklanacak bir veri nedeniyle artacak mı?

• Stratejim bu piyasa yapısına uygun mu?

Strateji Önerisi: Piyasa Yapısına Uygun Oyna

Forex’te tek bir doğru yol yok. Ama başarılı yatırımcıların çoğu, piyasa yapısına göre strateji değiştirebilen kişilerdir. Örneğin:

• Likidite yüksek ama volatilite düşükse: Scalping veya küçük hedefli kısa vadeli işlemler mantıklıdır.

• Volatilite yüksek ve likidite de yüksekse: Breakout (kırılım) stratejileri işe yarayabilir.

• Likidite düşükse: Spread’e dikkat edin. Egzotik paritelerden uzak durmak daha sağlıklı olabilir.

Ayrıca her koşulda risk yönetimi şart. İster düşük ister yüksek volatilite olsun, stop-loss seviyeniz net olmalı. Aksi hâlde bir anda tüm sermayenizi eritebilirsiniz.

Bilgi + Uyum = Başarı

Forex, büyük fırsatlar kadar büyük riskler de barındıran bir piyasa. Sadece fiyat nereye gider diye düşünmek yeterli değil. Hangi piyasa koşulunda, nasıl bir strateji ile hareket ettiğiniz çok daha önemli.

Likidite size ne kadar özgürce işlem yapabileceğinizi,

Volatilite ise bu işlemin ne kadar riskli ve kazançlı olabileceğini gösterir.

Eğer bu iki kavramı birlikte değerlendirmeyi öğrenirseniz, forex piyasasında ciddi anlamda avantaj elde edersiniz. Unutmayın; doğru zamanda, doğru piyasada, doğru strateji ile işlem yapmak başarıyı getirir.